Yüksek yerlerde oturmak

Yüksek bir yerden etrafı izlemek yada yüksek bir yerde oturmak yada yüksek bir yerlerden geçmek yada hiç olmadı yüksek bir yerde yürümek, acaba neden insana hoş geliyor?  Yani yüksek bir yerden uzakları seyrederken insana bir rahatlama geliyor fark etmişsinizdir belki, onu diyorum işte. Aynı şekilde en manzaralı yerler en değerli yerlerdir, söz konusu mezarlık bile olsa…

Acaba geniş bir alanı yani daha çok yeri aynı anda gördüğünden, etrafından emin olma psikolojisiyle yada daha çok yeri seyrederek daha çok izleme zevki elde etmeyle mi alakalı…

Bir de bunun tam tersi var, alçakta dururken insanı sıkıntı basabiliyor gerçekten. Her şey üstüne geliyor gibi oluyor haliyle. Yüksekteyken de “her şeyin üstüne çıktım” diye mi seviniyor insan? 😀

Buna benzer tecrübe ettiğim bir şey var: amfi gibi büyük yerlerde en arkaya oturduğum zaman kendime güvenimin ilginç bir şekilde daha çok olduğunu fark etmem, en önde oturunca hocaya ve derse çok iyi odaklanabilmem fakat öz güvenimin daha düşük olduğunu hissetmem. Ancak, öz güven dediğimiz şey olması gereken şekildeki öz güven değil onu belirtmem lazım, şu an eğitim sistemimizin her yerinde var olan ve böyle gelmiş böyle gidecek denilerek sürdürülmeye devam edilen hasarlı öğretimin öne sürdüğü başkasını ezmeye yarayan öz güven… Neyse bu ayrı konu. Ama kısaca olması gereken ön-arka-orta aynı amaç için orada oturduklarından herkesin aynı hissetmesidir.

Konuya geri dönelim, yoksa her şeyden uzak olup her şeyi görebilme ve takip edebilme konumunda olmak mı hoş geliyor insana yüksek bir yerde otururken? Tıpkı film izlemek gibi… Ondan olsa gerektir “pencerelerden seyret, içlerine girme”, “Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler” demişler; bundan daha rahatlatıcı ve huzur verici bir yaşam görüşü var mıdır acaba?

Evet, bu soru bu blog’daki ilk soru oldu. İyi bir düşünce yazısı olup düşündürme fonksiyonunu yerine getirmesi dileğiyle…Kime? tabiki bana ve okuyanlara…

Bu günler..

Bu günler de geçer,

Yaz güze güz kışa döner,

Nasıl döndüyse kış bahara,

Nefes söner hayat O’na döner,

Geçer bugün nasıl geçtiyse dün,

Eskiden kalana benzer bazen bugün,

Yeni eskiyi hatırlatır unuturum  neden,

Zaman zincirinin halkalarıdır hepsi birden..