Özgürlük değersiz mi?

Yine düşünürken yazacağım ve daha da çok yazarken düşüneceğim. Şimdi kafamdaki soru şu, insan hareket ederken özgür olmayı istiyor hatta en çok özgür olmayı istiyor fakat yaptığı hareket onu özgürsüzleştiriyor, bağımlı hale getiriyor, bu nasıl oluyor?

Toplumda değerli görülen, değerli olan şeyler çoğunlukla ulaşılması zor olan şeyler oluyor. Bunlara ulaşmak derdine giren insanlar bu değerli şeyleri amaç edinmiş oluyor. Bu amaca ulaşmak için ise özgürlük bir araç oluyor. Sonra insan bu amaca ulaşınca özgürlükten dem vurmaya başlıyor çünkü özgür seçimiyle amacını belirledi ve ulaştı. Halbuki daha sonra özgür davranamadığını farkediyor çünkü kendi değerli gördüğü şeyle toplumun değerli gördüğü şey aynı kalmamış oluyor. En son ise şunu söylüyor ” boşuna uğraşmışız”.

Buradaki olay çok malın varsa değil, istediğin kadar malın varsa daha da doğrusu malın istediğin kadarsa zenginsin mantığıyla aynı. Zira mal-istek ilişkisi özgürlük-istek ilişkisiyle aynı. İsteklerde değerli olanın ne olduğuna göre değişiyor. Değerli olanın ne olduğunu belirlemek için insan haliyle her şeyde olduğu gibi topluma göre hareket ediyor. Ee o zaman başlıktaki soruyu soralım: özgürlük değersiz mi?

Çözüm özgürlüğün kelime anlamındaki boyutsuz hali gibi sınırsızlık içermemesi. Yada yok kardeşim ben illede sonuna kadar özgür olmak istiyorum diyorsanız hırs, sinir, kıskançlık, üzüntü, telaş, istemeden ortaya çıkan tüm heyecanlar, unutkanlık ve benzeri gibi olumsuz şeyler yaşamayan biri olmalısınız ki bu durumda biraz odun olursunuz. Neden mi, üzülüyorsan özgür olabilir misin? Kaybetme korkusundan ibaret olan hırsı taşıyorsan nasıl özgürlüğün temeli olan rahatlık hissini tadabilirsin? Burayı uzatmayalım. Ben hem özgür hem de üzüntülü olabilirim yada özgür olmak her zaman rahat olmak demek değildir diyorsanız hayır dediğinizde mantık hatası var. Bir kere sınırsız özgürlükten bahsediyorsanız hiç bir dış tesir altında kalmamanız gerekir. Hatta tam manasıyla vurdum duymaz olmanız gerekir. Hiç bir olayın yada durumun sizi etkilememesi gerekir. O zaman kendi isteğiniz dışında yaşadığınız duygular sizin özgürlüğünüzü yok eder.

Özgürlüğe gereken değeri vermek demek bilerek veya bilmeyerek, hırs, sinir, telaş, üzüntü vb… gibi duyguları en az yaşamaya yardım edecek yada daha doğrusu en yerli yerinde yaşamaya sağlayacak amaçlar belirlemek demektir. Belki bildiğiniz bir hikayeyi özet geçeyim, bir genç bir nehir kenarında küçük bir kulübede yaşayan ve balık tutarak geçinen bir yaşlı adamın yanına gitmiş hayran hayran izlemiş ve demiş “ben de sizin gibi emekli olunca günlerimi böyle geçireceğim öyle güzel şöyle güzel” yaşlı adam demiş “ben senin yaşındayken başladım, emekliliği beklemedim”. Aslında bu hikayeyi de doğru yorumlamak gerekiyor. Yaşlı adamın yaptığı da yanlış bence. Günü doğru yaşamadan ömür doğru yaşanmaz ne de olsa. Herkes emekli modunda gününü geçirirse işimiz var…

Bunları da ekleyeyim. İnsanın bir şeyleri yaptıktan sonra -ki yukarıda anlattığımız yapmadan önceki istek ve özgürlük meselesi dahilinde- “iyiki yapmışım” demesi için çok derin tecrübelere ihtiyacı  vardır. Dünya işleri kimseye kalıcı mutluluk vermiyor. Çözüm insanı kul olarak gören iman ve islam…

One thought to “Özgürlük değersiz mi?”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir