Çekirdek yemenin – bile – sıkıcı hale gelmesi…

Başlık mevzuya göre biraz ciddiyetsiz olabilir. Aslında çok önemli bir konu ve ayrıca iyi motivasyon gerektiriyor yazarken. Ama taslakta bu kadar beklediği yeter deyip yazma kararı aldım. Mesele şu, günlük hayatımızda mecburen rutin işlerle uğraşıyoruz. Aslında tatilde ve boş zamanlarımızda yaptığımız şeyler de özellikle pek çoğu için mükemmel derecede monoton. Bir de -bazen- sıkılıyoruz ve diyoruz ki değişiklik lazım, farklı bir şeyler yapmadığımız için sıkılıyoruz vb…

Bir insan sürekli farklı şeyler yapsa hiç canı sıkılmayacak mı?

Farklı şeyler yapmaktan başka bir çözüm yok mu?

İnsan canı sıkılmasın diye mi farklı şeyler yapacak?

Kronik can sıkıntısı diye bir şey var. Yoksa şimdi uydurdum. Arka planda her zaman sıkılan bir can taşıyoruz. Değişiklik dediğimiz şeyler de eğer bu arka planın önüne geçebiliyorsa, geçebildiği süre boyunca arka plandaki can sıkıntısını duymamasını sağlıyor insanın hepsi bu. Burada tamamen bir şartlanma mevzusu var. Aslında değişik, değişen bir şey yok. Öyle algılanan bir şey var. Bunun nedeni de değişik, değişen şeylerin de sıkıcı hale gelmesi ve işe yaramaz hale gelmesi.

Şimdi burada efendim insan beklentisini küçük tutmalı anı yaşamalı bilmem ne diyecek değilim. Buraya kadar bahsettiğim olayları herkes yaşamıştır. Ben bununla ilgili bir model buldum. Çekirdek yemekten bıkmak. Adı üstünde çekirdek eğlenceliktir. Neden çünkü o şekilde şartlanılmıştır. Belki tuzlu olması yeme şekli vs… mutluluk etkisi veriyor olabilir. Ama bir süre sonra çekirdek yemekten de sıkılırız. Halbuki ilk başta çekirdek olsa da yesek diyorduk. Ne olur da çekirdek yemek sıkıcı hale gelir? Cevabı basit olmalı. Verebileceği maksimum zevki vermiştir ve bitmiştir. Devam etmesi için unutulmalıdır. Yani bir süre çekirdek yenme işine ara verilmelidir. He bu örnekte çekirdeği göstermemin bir sebebi de epey bir iştahla yedikten sonra insanın bıkması. Kaldı ki çekirdek yemek boş bir iştir. Tamamen eğlence işidir. Boş bir işten sıkılmak bir saçmalıktır ama öyle yapar insan. Ders çalışmaktan, işten vs… sıkılmak deyince normal sanıyoruz. Ama bariz bir şekilde eğlencelikler de sıkıcı olabiliyor.

Çekirdek meselemizi çözmeye devam edecek 😀 Eğer sıkılmak gibi bir sorun varsa çözüm eğlence değildir neden çünkü eğlenirken de sıkılabilir insan. Sıkılsın sıkılmasın mutlu olsun mutsuz olsun nasıl olursa olsun insanın özellikle de boş eğlencelerden sıkıntı gidermesini beklemesi veya mutluluk beklemesi en büyük sorun bence. Ciddiye almak gereken nedir, önem verilmemesi gereken şeyler nedir insan bunu bazen ister istemez unutuyor. Bundan kaynaklanan bir sıkıntı… Bir de şöyle bir şey var. Çok oyun (ps, pc.. farketmez) oynayan herkes yaşamıştır:

Oyundan bıktıysan kaybetmekle de olsa bitirmek ve çıkmak istersin.

Zorluk zaten zaman ve insanlar içerisinde önem verilen şeyler sıralamasının bilinçli bir şekilde doğru tutulabilmesinde. Oyun, önemli değildir; oyun kadar önemlidir ya da. Bir toplumda (gene topluma kaydık ne yapalım) önemli olan şeylerin doğru tesis edilmesi, ilgili toplumdaki canı sıkılan insanların çok da değişik şeyler yapmamasını sağlar. Yani demek istediğim insanların suç işleyerek mutlu olacaklarını düşünmemesi…Tabi suç mevzusu apayrı bir konu ama yine de bağlantılı. Ve şu an beni aşan bir noktaya getirerek daha fazla açmadan konuyu bitiriyorum; monotonluk veya rutin yaşamak insanı mutsuz eden bir şey olmamalı çünkü öyle yaşamak zorundayız. Kölelikten vs … den bahsetmiyorum makul bir yaşamdan söz ediyorum. 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir