Boyutlar, alemler ve 5 duyu

Boyut nedir? Bizim bildiğimiz boyut geometrideki uzunluk-genişlik ve yüksekliktir. Ama tabiki boyut bundan ibaret değil. Geometrideki boyut kavramı maddenin hacim özellikleri boyutlarıdır. Hatta bilimsel tanımına bakılırsa geometrik boyut sadece konumsal tanımlanın eksenleridir yani sadece geometriktir. İşin içine fizik girdiğinde biraz daha gerçekçi bir tanım ortaya çıkar: tüm fiziksel büyüklükler boyutlardır. Mesela ağırlık, kütle, elektrik yükü gibi. Ama daha da gerçekçi olarak boyut, geometrik tanımı olan “bir alemin içerisinde bir konum bildirmek için gereken en az temel tanım” mantığından hareketle bir alemin yada alemin içerisindeki başka bir alemin (sınırlandırma, sınıflandırmayla oluşturulmuştur) o alemi oluşturan özde aynı fakat ayrıntıda farklı olan birimlerin  en temel ve en az sayıdaki belirgin özellikle ifade edilmesini (alemdeki yerinin belirtilmesi gibi düşünülebilir) sağlayan temel tanımlardır.

boyutlar ve alemler

Devamını Oku

Özgürlük değersiz mi?

Yine düşünürken yazacağım ve daha da çok yazarken düşüneceğim. Şimdi kafamdaki soru şu, insan hareket ederken özgür olmayı istiyor hatta en çok özgür olmayı istiyor fakat yaptığı hareket onu özgürsüzleştiriyor, bağımlı hale getiriyor, bu nasıl oluyor?

Toplumda değerli görülen, değerli olan şeyler çoğunlukla ulaşılması zor olan şeyler oluyor. Bunlara ulaşmak derdine giren insanlar bu değerli şeyleri amaç edinmiş oluyor. Bu amaca ulaşmak için ise özgürlük bir araç oluyor. Sonra insan bu amaca ulaşınca özgürlükten dem vurmaya başlıyor çünkü özgür seçimiyle amacını belirledi ve ulaştı. Halbuki daha sonra özgür davranamadığını farkediyor çünkü kendi değerli gördüğü şeyle toplumun değerli gördüğü şey aynı kalmamış oluyor. En son ise şunu söylüyor ” boşuna uğraşmışız”. Devamını Oku

Android telefonlara Google Earth yükleme

İlginç bir şekilde play store dan erişilebilen bazı google uygulamaları Türkiye’den indirilemiyor. Zamanla ülkemize gelir diye düşünebilirsiniz ama 4-5 yıldır gelmeyenler var mesela Google Earth. Galaxy serisi gibi popüler bir telefonunuz bile olsa durum aynı. Çözüm ise bu uygulamaları elle yüklemek. Bu ise çok kolay. Uygulama (apk uzantılı) dosyasını indirip telefona atıyorsunuz ve çalıştırıp yükle diyorsunuz. Yine ilginç bir şekilde Türkiye desteği olmayan bu uygulama yurt dışından Türkçe olarak indirilebiliyor.

Not: indirmek için dropbox’a üye olmanıza gerek yok. Gelen popupta alttaki “No thanks, continue to view” linkine tıklayın.

  • Google earth’in en güncel android versiyonunun apk dosyasını buradan indirebilirsiniz. (Ekim 2017 güncel versiyonu, play storedan indirilmiştir)
  • Yeni sürümler çıktıkça güncellenmiş link sayfamıza eklenmeye devam edecektir.
  • Uydu görüntüleri Google Maps’e göre çok daha nettir.
  • 5-6 ayda bir bu sayfaya gelip yeni versiyonu indirmenizi tavsiye ederim.
  • Telefonun dokunmatik ekranında gerçekten çok zevkli bir kullanımı var Google Earth’ün.
  • Bu yeni sürümde daha hızlı çalışıyor ve Street View gibi yenilikler eklenmiş.
  • Google Maps’de olmayan pek çok diğer görüntüleme özelliği de var tabiki.

Aşağıdaki resimler güncel Türkçe sürümden yapılan ekran görüntüleridir. (indirme linkini yukarıda vermiştik)

 

 

 

 

Yüksek yerlerde oturmak

Yüksek bir yerden etrafı izlemek yada yüksek bir yerde oturmak yada yüksek bir yerlerden geçmek yada hiç olmadı yüksek bir yerde yürümek, acaba neden insana hoş geliyor?  Yani yüksek bir yerden uzakları seyrederken insana bir rahatlama geliyor fark etmişsinizdir belki, onu diyorum işte. Aynı şekilde en manzaralı yerler en değerli yerlerdir, söz konusu mezarlık bile olsa…

Acaba geniş bir alanı yani daha çok yeri aynı anda gördüğünden, etrafından emin olma psikolojisiyle yada daha çok yeri seyrederek daha çok izleme zevki elde etmeyle mi alakalı…

Bir de bunun tam tersi var, alçakta dururken insanı sıkıntı basabiliyor gerçekten. Her şey üstüne geliyor gibi oluyor haliyle. Yüksekteyken de “her şeyin üstüne çıktım” diye mi seviniyor insan? 😀

Buna benzer tecrübe ettiğim bir şey var: amfi gibi büyük yerlerde en arkaya oturduğum zaman kendime güvenimin ilginç bir şekilde daha çok olduğunu fark etmem, en önde oturunca hocaya ve derse çok iyi odaklanabilmem fakat öz güvenimin daha düşük olduğunu hissetmem. Ancak, öz güven dediğimiz şey olması gereken şekildeki öz güven değil onu belirtmem lazım, şu an eğitim sistemimizin her yerinde var olan ve böyle gelmiş böyle gidecek denilerek sürdürülmeye devam edilen hasarlı öğretimin öne sürdüğü başkasını ezmeye yarayan öz güven… Neyse bu ayrı konu. Ama kısaca olması gereken ön-arka-orta aynı amaç için orada oturduklarından herkesin aynı hissetmesidir.

Konuya geri dönelim, yoksa her şeyden uzak olup her şeyi görebilme ve takip edebilme konumunda olmak mı hoş geliyor insana yüksek bir yerde otururken? Tıpkı film izlemek gibi… Ondan olsa gerektir “pencerelerden seyret, içlerine girme”, “Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler” demişler; bundan daha rahatlatıcı ve huzur verici bir yaşam görüşü var mıdır acaba?

Evet, bu soru bu blog’daki ilk soru oldu. İyi bir düşünce yazısı olup düşündürme fonksiyonunu yerine getirmesi dileğiyle…Kime? tabiki bana ve okuyanlara…

Bu günler..

Bu günler de geçer,

Yaz güze güz kışa döner,

Nasıl döndüyse kış bahara,

Nefes söner hayat O’na döner,

Geçer bugün nasıl geçtiyse dün,

Eskiden kalana benzer bazen bugün,

Yeni eskiyi hatırlatır unuturum  neden,

Zaman zincirinin halkalarıdır hepsi birden..